İçeriğe geç
Etkinlik

Etkinlik Geri Bildirim Formu: Yanıt Alan ve İşe Yarayan Sorular

Yanıt oranını belirleyen tek şey zamanlama. Salonda toplamak, beş-sekiz soru sınırı, "beğendiniz mi" yerine sorulacaklar ve yanıtları üç somut değişikliğe çevirmek.

UniConnectlyEditör4 dk okuma3 görüntülenme
AI ile Özetle
Etkinlik Geri Bildirim Formu: Yanıt Alan ve İşe Yarayan Sorular başlıklı etkinlik konulu UniConnectly blog kapağı: Yanıt oranını belirleyen tek şey zamanlama.…

Geri bildirim formu neden çoğu zaman işe yaramıyor

Etkinlik biter, ekip bir form hazırlar, katılımcılara gönderir ve üç kişi doldurur. Gelen üç yanıt da "çok güzeldi, teşekkürler" der. Form dosyada kalır, bir daha açılmaz.

Bu sonucun üç sebebi var ve üçü de düzeltilebilir: form yanlış zamanda gönderiliyor, yanlış sorular soruluyor ve yanıtlar hiçbir karara bağlanmıyor.

İyi kurulmuş bir geri bildirim formu, bir sonraki etkinliği somut biçimde değiştiren tek araç. Ekip gözlemi salonun içinden bakıyor; form, koltuktan bakıyor.

Zamanlama: yanıt oranını belirleyen tek şey

Yanıt oranını en çok etkileyen faktör soru kalitesi değil, formun ne zaman istendiği.

ZamanTipik yanıt oranıNot
Etkinlik biterken, salondaEn yüksekHerkes hâlâ oradadır
Aynı akşamYüksekDeneyim taze
Ertesi günOrtaHatırlama zayıflıyor
Üç gün sonraDüşükÇoğu kişi açmıyor
Bir hafta sonraÇok düşükYanıtlar genelleşiyor

En işleyen yöntem, formu salonda toplamak. Kapanış konuşmasının sonunda perdeye bir QR kod yansıtmak ve "iki dakikanızı alacak, çıkmadan doldurabilir misiniz" demek, yanıt oranını birkaç katına çıkarıyor.

Sertifika verilen etkinliklerde form, sertifika bağlantısıyla birlikte gönderilebiliyor. Bu, katılımcı için doğal bir sıra oluşturuyor.

Kaç soru olmalı

Form uzadıkça yanıt oranı düşüyor ve yanıtların kalitesi de düşüyor: insanlar sonlara doğru düşünmeden tıklamaya başlıyor.

Pratik ölçü: beş ile sekiz soru, iki dakikada bitecek uzunlukta. Bunun içinde en fazla iki açık uçlu soru olmalı.

Uzun form ancak özel durumlarda anlamlı: çok günlük bir eğitim programı, sertifikalı bir atölye ya da akademik bir çalışmanın parçasıysa.

Hangi sorular işe yarıyor

Sorunun işe yaraması için tek ölçüt var: cevabı bir kararı değiştirecek mi? Değiştirmeyecekse soru formdan çıkmalı.

İşe yaramayan sorular:

  • "Etkinliği beğendiniz mi?" Herkes evet der, hiçbir şey öğretmez.
  • "Memnun kaldınız mı?" Aynı sorun.
  • "Genel değerlendirmeniz nedir?" Çok geniş, yanıtlar dağınık.

İşe yarayan sorular:

SoruNe öğretiyor
Bu etkinliğe neden geldiniz?Beklenti ile içeriğin uyumu
Etkinliği nereden duydunuz?Hangi tanıtım kanalı çalışıyor
En çok hangi bölüm işinize yaradı?Programın hangi kısmı korunmalı
Hangi bölüm gereksizdi?Neyin kesileceği
Bir arkadaşınıza önerir miydiniz? (0-10)Tek sayıyla genel sinyal
Bir sonraki etkinlikte hangi konuyu istersiniz?Sonraki program planı
Süre ve saat uygun muydu?Takvim kararları

Dördüncü satır, ekiplerin sormaya çekindiği ama en çok öğreten soru. "Hangi bölüm gereksizdi" sorusu, programdan neyin çıkarılacağını doğrudan söylüyor. Çoğu zaman da cevap, ekibin en çok emek verdiği bölüm oluyor.

Puanlama soruları

Sayısal sorular karşılaştırma yapmayı sağlıyor ama tek başına yorumlanamıyor.

Pratik kurallar:

  • Tek bir ölçek kullanın. Bir soruda 1-5, diğerinde 1-10 olması karşılaştırmayı bozuyor.
  • Ortadaki seçeneğe dikkat. 1-5 ölçeğinde "3" güvenli liman; kararsızlar oraya kaçıyor. 1-4 ya da 0-10 daha ayırt edici.
  • Puanı tek başına okumayın. "4.2 ortalama" bir şey söylemiyor; geçen etkinlik 4.6 ise bir şey söylüyor.

Tavsiye etme sorusu (0-10) özellikle kullanışlı çünkü tek sayıyla karşılaştırılabilir bir seri üretiyor. Ama asıl değer, düşük puan verenlerin açık uçlu yorumunda.

Açık uçlu sorular

Formun en değerli kısmı burası ve en çok boş bırakılan yer. Yanıt almak için soru dar olmalı.

"Görüş ve önerileriniz" alanı çoğunlukla boş dönüyor. Onun yerine:

  • "Bir şeyi değiştirebilseydiniz ne olurdu?"
  • "Beklediğiniz ama bulamadığınız bir şey oldu mu?"
  • "Bu etkinlikten sonra ne yapacaksınız?"

Üçüncü soru özellikle güçlü. Cevap "hiçbir şey" ise etkinlik bilgi verdi ama harekete geçirmedi demektir.

Anonimlik

Form anonim mi olmalı, isim istenmeli mi? Cevap etkinliğin türüne bağlı ama genel kural şu: eleştiri istiyorsanız anonim olmalı.

İsim istenen formda katılımcı, olumsuz bir şey yazmaktan çekiniyor, özellikle küçük topluluklarda, herkesin birbirini tanıdığı ortamda.

İsim gerektiren durumlar: sertifika gönderimi, kura çekilişi, bir sonraki etkinlik daveti. Bu durumlarda iletişim bilgisi isteğe bağlı bir alan olarak, formun sonunda sorulmalı ve ne için kullanılacağı yazılmalı.

Toplanan geri bildirim verisi de kişisel veri kapsamında. Yanıtlar herkese açık bir yerde tutulmamalı ve işi bittiğinde silinmeli.

Yanıtları okumak

Form doldurulduktan sonra yapılacak iş, ortalamaya bakıp kapatmak değil. İşleyen okuma düzeni:

  1. Açık uçlu yanıtları baştan sona okuyun. Tekrar eden ifadeler ana bulgudur.
  2. Tekrar eden şikâyetleri sayın. Bir kişinin söylediği görüş, beş kişinin söylediği bulgu.
  3. Beklenmedik yanıtları işaretleyin. Ekibin hiç düşünmediği bir yorum, en değerli çıktıdır.
  4. Üç somut değişiklik yazın. Rapora giren şey bu.

Son madde kritik. Okunup karara bağlanmayan form, doldurulmamış formla aynı değere sahip. Üç değişiklik, etkinlik raporunun "öneriler" bölümüne aynen giriyor.

Katılmayanlara sormak

Toplulukların neredeyse hiç yapmadığı ama çok öğretici bir adım: kayıt olup gelmeyenlere kısa bir soru göndermek.

Tek soru yeterli: "Kayıt olmuştunuz ama katılamadınız; sebebi neydi?" Seçenekler: başka bir şey çıktı / unuttum / saat uymadı / yer uzaktı / konu ilgimi çekmedi.

Bu tek sorunun cevabı, katılım oranını artırmanın en doğrudan yolu. "Unuttum" çoğunluktaysa sorun hatırlatmada; "saat uymadı" çoğunluktaysa takvimde.

Form aracı seçimi

Araç seçiminde üç kriter var: doldurma kolaylığı, veri erişimi ve süreklilik.

  • Telefonda kolay doldurulmalı. Katılımcıların neredeyse tamamı telefondan giriyor.
  • Giriş yapma zorunluluğu olmamalı. Hesap açmak isteyen katılımcı yok; bu tek başına yanıt oranını yarıya düşürüyor.
  • Veri ekip değişince kaybolmamalı. Kişisel hesapta duran form, o kişi mezun olunca erişilemez oluyor.

Etkinlik kaydı UniConnectly üzerinden yürüyorsa, katılım kaydı ile geri bildirimin aynı yerde durması işi kolaylaştırıyor: kimin geldiğini bilmek, kimlere form göndereceğini de belirliyor.

Sık sorulanlar

Yanıt oranı ne olmalı? Salonda toplanan formlarda katılımcıların büyük kısmı dolduruyor; sonradan gönderilen formlarda oran belirgin biçimde düşüyor. Kendi oranınızı takip etmek, mutlak bir hedeften daha anlamlı.

Olumsuz yorum gelirse ne yapmalı? Savunmaya geçmeden okumak. Tekrar eden olumsuz yorum, düzeltilecek somut bir sorunu gösteriyor. Tek seferlik sert bir yorum ise bağlamıyla değerlendirilmeli.

Formu konuşmacıyla paylaşmalı mıyız? Kendi bölümüyle ilgili yanıtları paylaşmak hem nezaket hem konuşmacı için değerli. Kişisel bilgi içeren alanlar çıkarılmalı.

Her etkinlikte aynı formu mu kullanmalıyız? Çekirdek soruları sabit tutmak karşılaştırma imkânı veriyor; etkinliğe özel bir-iki soru eklenebiliyor.

Özet

Geri bildirim formu, doğru zamanda istendiğinde ve doğru sorular sorulduğunda bir sonraki etkinliği değiştiren tek araç. Salonda, çıkmadan toplanmalı; beş-sekiz soruyu geçmemeli; "beğendiniz mi" yerine "hangi bölüm gereksizdi" sorulmalı; eleştiri isteniyorsa anonim olmalı. Ve en önemlisi: yanıtlar üç somut değişikliğe çevrilmediği sürece form doldurulmamış sayılır.

Bu yazıyı paylaş

Tüm yazılar3 kez görüntülendi

Bunlar da ilgini çekebilir